Değişen Tarım Bakanlarının Ülkemize Etkisi

14.03.2019
İlim ÇETİNTÜRK

Tarımın önemli hastalıklarından birisi bakan değiştikçe değişen uygulamalar, politikalardır. Göreve gelen her bakan bir öncekinin projesini sürdürmek yerine adeta onun projesini çöpe atıyor yeni projeler geliştiriyor fakat kendi projelerini tamamlayamadan görev süresi yetmiyor. Yerine başka Tarım Bakanı geliyor. Ak parti iktidara geldikten sonra ilk Tarım Bakanı Sami Güçlü Hayvancılıkta 5 yıllık strateji projesini açıkladı. Uygulamaya geçmeden görevden alındı. Yerine göreve gelen Mehdi Eker 5 yıllık hayvancılık projesini rafa kaldırdı. Bu proje uygulansa belki ileriki yıllarda ithalata gerek kalmayacaktı. Mehdi Eker döneminde özellikle 2010 yılından itibaren tamamen ithalatı temel alan bir politika uygulandı. Damızlık, kasaplık, büyükbaş, küçükbaş hayvanın yanı sıra saman bile ithal edildi. Türkiye maalesef ithalat cenneti oldu. Mehdi Eker'in Tarım Bakanlığı döneminde 3 yılı aşkın bir süre çalışılarak hazırlanan ve ülkeyi 30 havzaya bölen havza modeli uygulanmadan Mehdi Bey görevinden ayrıldı. Faruk Çelik'in bakanlığında bu kez her ilçe bir havza kabul edilerek 941 havza belirlendi. Her havzada desteklenecek ürünler saptandı. Yarım yamalakta olsa uygulamaya geçildi. Bekir Pakdemirli şimdi yeni bir havza modeli üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Havza modeli üzerinde aynı partinin Tarım Bakanları anlaşamıyor yılla geçiyor ülke tarımı ve çiftçisi ileriye değil geriye gidiyor.

Faruk Çelik'in Tarım Bakanlığı döneminde Milli Tarım Projesi açıklandı. Türkiye'nin 32 ili damızlık düve üretim merkezi ilan edildi. Bu illerde 500 baş kapasiteli düve merkezlerinin kurulması için %50 hibe desteği verileceği açıklandı. Düve ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanması ve ithalatın önlenmesi hedef alındı. Faruk Çelik'in görevden alınmasıyla bu proje deyim yerindeyse kaderine terk edildi. Yerine göreve gelen Ahmet Eşref Fakıbaba bu projeleri yok sayarak 5 bin baş koyun projesi gibi farklı projelere yöneldi. Bugünlerde çiftçi soruyor bizim koyunlar ne zaman gelecek diye çünkü yerine göreve gelen Bekir Pakdemirli bu projeleri rafa kaldırdı. Özetle belirtmek isterim ki bakandan bakana değişen Tarım Politikaları sonucu ülke kaynakları heba ediliyor. Üretimi arttırıcı projeler yerine ithalat destekleniyor. Hem üretici hem de tüketici kaybediyor. İthalatı değil Türk çiftçisini desteklemeliyiz. Üretim üretim üretim başka seçeneğimiz yok. Tanzim Satışlar herkese çok büyük bir ders olmalıdır. Saygılarımla

Yazarımız Ahmet Köksel’in Köşe yazısını sesli makale olarak dinlemek için tıklayınız.