Sosyal Medya ve Biz

09.01.2020 - 9:00
Yorum Yap
Mustafa CEYLAN

Mustafa CEYLAN

İstanbul Üniversitesi'nde güya “yemek alacak parası olmadığı için” hayatına son veren bir kızımızın intiharı çok konuşuldu bu hafta. Allah rahmet eylesin ve ailesine de sabr-ı cemil ihsan eylesin.
Sosyal medyada olay o kadar büyütüldü ki kızın ailesinin yaptığı açıklamalara rağmen olay öğrencilerin parasızlığı meselesine bağlanıp devlet düşmanlığı hanesine bir artı daha koyuldu.
Ailenin açıklamasında merhumenin psikolojik rahatsızlıkları olduğu, iki defa yatarak tedavi gördüğü ve daha önce de intihar girişimlerinde bulunduğu gibi ayrıntılar var.
Ayrıca aile, maddi durumlarının yerinde olduğunu, dolaysıyla yaşanan büyük acının maddiyatla alakası olmadığını yazdı.
Bütün bunlara rağmen suçlu devletmiş gibi bir algı yaratılarak, özellikle de “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir” gibi muhteşem bir ölçüsü olan mütedeyyin kesime olmadık hakaretler edildi.
Bunları neden yazıyorum?
Zamanımızda hemen hemen hepimizi bir ya da birden fazla sosyal medya platformunda hesabımız var.
Hem kendi yaşantımızdan kesitler paylaşıyoruz hem de tüm dünyayı buradan takip edebiliyoruz.
Ancak sosyal medya her anlamda tuzaklarla dolu. 
Takip ettiklerimizi, paylaştıklarımızı, beğendiklerimizi, yaptığımız yorumları biriktirip tetkik edip bizimle ilgili öneriler sunuyor, bizimle ilgili kayıtlar tutup kocaman bir arşiv oluşturuyor.
Sadece bunlar da değil siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, reklamını yapmak isteyenler, insanları yönlendirmek isteyenler, bir konuda kamuoyu oluşturmak isteyenler, iyi niyetliler, kötü niyetliler…Herkesin bizi yönetmek, kendi düşünceleri etrafında toplamak, algı yaratmak için çalışan sosyal medya ekipleri var.
Bu ekipler tabi ki profosyonel insanlar. Dünyanın öbür ucunda yaşanmış bir olayı burada yaşanmış gibi gösterebiliyorlar. Hiç yaşanmamış şeyleri, hiç yapılmamış işleri yapılmış gibi lanse edebiliyorlar. Ve biz araştırmadan, soruşturmadan, duygusal davranarak bu tuzaklara kolayca düşebiliyoruz.
Mesela bir ara uçan bir uçak gemisinin uçan hali ülkemizin gurur olarak paylaşılıyordu. Ama aslında aklımızla alay ediliyordu.
Dostlar, ne olursa olsun sosyal medya kullanırken çok dikkatli olmak zorundayız. Ne kadar hoşumuza giderse gitsin paylaşılan şeylerin bir kandırmaca, aklımıza kurulan bir tuzak olduğunu düşünmeden hareket etmemeliyiz.
Ya da ne kadar sinirlenirsek sinirlenelim hakaretten, küfürden, aşağılamaktan uzak durmalıyız. Aksi halde bu sosyal medya bizi parmağında oynatır.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN