Bu Ekonomi AK Parti'yi Götürür

03.10.2019 - 10:45
Yorum Yap
Mehmet Emin ÖZTÜRK

Mehmet Emin ÖZTÜRK

Yaşım itibariyle, çok fazla daha önceki iktidar dönemlerini bilmem. Benim hayal meyal hatırladığım bir 94 devalüasyonu vardı birde ondan çok daha iyi hatırladığım Bülent Ecevit'e yazar kasa fırlatma krizi yaşanmıştı. 
Fakat elimizdeki yazılı ve görsel kaynaklara baktığımızda, ben doğmadan önceki iktidarların bile gidişlerini çok iyi bir şekilde anlayabiliyorum. 1950 yılında başlayan çok partili dönemden itibaren, genellikle liberal ekonomiye mensup siyasi partiler çok uzun süre ayakta kalmayı başarırken bu partilerin bile iktidardan düşmelerine sebep ekonomi olmuştur.
Çünkü liberal ve özgürlükçü ekonomi zamanla istisnasız her iktidarda benim adamımın özgürlük içerisinde ticareti anlamına gelen ve sonunda da bir ekonomik krize yol açan bir süreci başlatıp, iktidarın koltuğu devretmek zorunda kalmasıyla sonuçlanmıştır.
Bu ana kuraldır devletlerde. Osmanlı'da bile padişahlar, o otorite içerisinde sus payı olarak Yeniçeri 'ye ulufe dağıtmış ve cebinden parayı eksik etmemiştir. Ne zaman ki cebinde para bitmeyen başlayan askerler isyanları artırmış, Osmanlı'nın sonunu hazırlamıştır.
Kısaca para her şeydir. Dünyada, toplumda, halk nezdinde, hatta üzülerek söylüyorum ki dinimizde paralı adam demek önemli bir konumda demektir.
İşte AK Parti'nin zayıflamaya başlamasına sebep olan da, ekonomik refahtan halkı ekonomik bir çıkmaza doğru sürüklemesidir. Bu cümleleri kurma sebebim, son gelen elektrik zammı falan değil. yalana gerek yok, çiftçi her şeye rağmen herkesten ve her şeyden daha fazla kazanıyor fakat işte atalar demiş ya, “Allah kimseyi alıştığından arkaya düşürmesin” diye. şimdi çiftçimiz ve halkımızın tamamı alıştığı şeyden geriye doğru gidince tepkisini ortaya koymaya başladı.
Gelen her zaman, yıllardır AK Parti'yi savunandan, AK Parti'yi sevmese de sempati besleyene kadar herkesin tepkisini ortaya koyarken, koyu AK Parti savunucularını bile sus pus etti. Eğer devletimizin ekonomik problemleri varsa –ki var, bu çok açık- o zaman vergiler helal hoş olsun.
Bu devlet bizim ve vatandaş olarak onu bir şekilde desteklemek bizlerin asli görevlerinden birisidir. Fakat halk bu şekilde sıkılırken iddia edildiği gibi Ali Ağaoğlu gibi torunu yaşındaki kızlarla teknelerde tur atan adam milyonlarca dolar yardım yapılıyor ve kurtarmak için ekonomik dirsek çıkılıyorsa işte bu olmaz.
Eğer böyle bir şey yoksa hükümetten bir yetkili çıkıp bunu açık bir dille inkar etmeli ama eğer varsa vatandaşın özeğine çökmeden önce, kodamanların cebine elini atmalıdır. Zaten AK Parti döneminin zengin ettiği  ve AK Parti olmasa ömründe şu an bulunduğu servetin binde birini göremeyecek olan kişiler Türkiye'nin kanını emmeye devam ediyor. Bütün bunlar olurken, çiftçinin ve üreticinin cebindeki 5 kuruşa göz dikmek en uygun dille utanmazlıktır.
Şeyh Edebali “Halkı yaşat ki devlet yaşasın” demiş. Devlet halkı yaşatmak ve ayakta tutmak için mücadele ettiği zaman zaten bu halk fedakar ve cebinde avucunda ne varsa hiçbir karşılık beklemeden devletini yaşatmak için feda eder. Bunu 15 Temmuz'da canı pahasına vatanını savunmaya çıkan milyonlardan gördük.
Fakat halk her türlü fedakârlığı yaparken, spor kulüplerinin borçlarının silinmesi, Ağaoğlu gibi adamların milyonlarca dolar yardım edilmesi ve Demirören gibi AK Parti dönemi zenginlerine daha fazla mal aldırmak için yeni yeni kredilerin açılması halkın sabrını taşıran noktalardan birisi.
Sonuçta eğer ekonomi biraz daha böyle giderse, ne AK Parti kalır ne de hükümet. Umarız ekonomi düzelir, halkımız refaha erer ve yukarıda bir deprem yaşanmaz ama tarih bize diyor ki, “tecrübe yalan söylemez”

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN