Necati Belgemen Müdürün Özeğine Yapıştı

12.09.2019 - 15:17 | Son Güncelleme: 12.09.2019 15:33 |
Yorum Yap
Bu hafta “Geçmişle Sohbet” köşemizde Katrancı Köyü’müzden Yusuf Ünlü emmimizi konuk ettik. Şimdi sizleri bu sohbetle baş başa bırakıyoruz.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bu hafta “Geçmişle Sohbet” köşemizde Katrancı Köyü’müzden Yusuf Ünlü emmimizi konuk ettik.

Şimdi sizleri bu sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Emmi öncelikle kendini tanıtabilir misin?

Ben Katrancılıyım. Kara muhtar derler babama. 1960’larda, devrimden önce muhtarmış. O dönemde bu millete bayağı bir toprak dağıtılmış. Babam vefat ettikten sonra ben tekrar merkezden, muhtar adaylığımızı koyduk ve Necati’nin kazandığı dönem bizde muhtar olduk. Necati Belgemen’in ikinci kazandığı dönemde ben koruma başkanı oldum.

Ondan sonra buraya Katrancıya geldim.

Emmi Eskil’in geçmiş dönemlerinden itibaren siyaset sahnesinde var olan bir aile olarak, Eskil’in tarihi hakkında ne biliyorsunuz?

Eskil ilkin Gavuröreni’ne kurulmuş. Ben birazda avcılık yapardım, o yüzden Gavuröreni’nin yerini bilirim. Ben tarihini çok iyi bilirim bak. “İğne kızlar”da kalmışlar bir dönem, şu an “İnağızlar” olarak biliyoruz. Ebem rahmetlik, orada sürtüşme yaşanıyor. İğne kızlardan bir kısmı Van’a gidiyor. Şu an Van’da hala “Eskilliler” mahallesi varmış. Bir kısmı da Ulu Camii’nin olduğu kısma gelmişler.

Ondan sonra Eskil büyümeye başlamış. Eskil ilkin Konya’ya bağlıymış. Eskil 300 – 400 sene Karapınar kendisine bağlı olarak merkez olmuş. Daha sonra Karapınar ilçe olmuş, biz ona bağlı olmuşuz.

Şimdi emmi 1984 yılında Necati Belgemen’le kazandığım dönem ve sonrasında, Eskil’e gelen hizmetlerin hikâyesinden bahsedebilir misin?

Sana bir hikâye anlatacağım. Hikâye değil aslında, yaşanan bir roman. Eskil Sultanhanı’ndan çok eziyet çekiyor. Bir gün tarım Bakanı Hüsnü Doğan geldi Eskil’e; o zaman bu adama dedik ki, “Bizim Eskil’imizin sıkıntısı çok. Sultanhanı dediğin azıcık bir yer. Eskil’in kaldırdığı pancar, Sultanhanı’nın 50 katı. Ama bizim paramız Sultanhanı bankasına yatıyor ve biz bu yüzden dayak yiyoruz” dedik.

Bakanda, “Ben Salı günü randevusuz kabul ederim misafirleri” dedi. Buradan Salı günü bakanla görüşmek için çıktık. Bir minübüs geldi, onun birisine dolduk gittik. O bakanı bulduk. Necati bir köşede bucakta yazı yazıyor, ben yanında oturuyorum. O sıra “bakan gidiyor Necati” dedik. Necati bakan merdivenden inmeden arkasına yetişti, “Sayın bakanım” dedi.

“Geldin mi reis bey” dedi bakan. Bir kartvizite yazdı yazdı, imzasını attı. “Tarım Bakanlığına gidin, orada sizin işiniz görülecek. Eğer görülmezse, kalın beni yine görün”

Tarım Bakanlığına vardık, bir müdürün odasındayız. Necati, yanında ben, eski muhtar; birkaç kişide koltuk olmadığı için arkamızda ayakta duruyorlar.

Necati dedi ki, “Sayın müdürüm, bakanın kartı ve selamı var. Biz Sultanhanı’nda rezil oluyoruz. Sultanhanı bizim yarımızın yarısı değil. Bizim paramız, pulumuzun hepsi Eskil Ziraat Bankası’na çıkarılmasını rica ediyoruz” dedi.

Müdür şöyle bir dikeldi: “Ben Eşmekaya’ya vardım. Eskillilerde varmış, sordum. Eskilliler de dediler ki, biz Sultanhanı’ndan memnunuz dediler” dedi. Bizim orada bulunan ekip, gülüverdi.

Biz gülünce müdür, “şiddetinizi muhafaza edin” diye azarladı bizi. Tol’daki Nizamettin, müdür böyle kızınca “Biz Eskil’in yetkilileriyiz, sen nasıl oluyor da konuşuyorsun böyle” derken Necati ayağa kalktı, müdürün yakasından yapıştı, özene çöktü:

“Sen kimsin ki, bu halkı azarlamaya çalışıyorsun” dedi Necati. Müdür koltukta ya, ağır ağır aşağıya doğru salınıp, geliyor, Necati’yi de ben asılıyorum belinden. Necati’yi güç bela, müdürden ayırdık.

Müdür dedi ki, ondan sonra “başkanım tamam” dedi. Koca bakanın emri var, nasıl tamam demeyecek. Hâsılı biz gelmeden, Eskil’in bankasının emri gelmiş. Eskil vatandaşın kaldırdığı mahsullerinin parasının Eskil’e gelmesi emri geldi.

Bir hikâye daha var, içerim şişer bu hikayeyi anlatırken. Biraz yavaş yavaş anlatacağım.

Şimdi Eskil’in ilçeliğine uğraşıyoruz. Buradan otobüs, kamyon gittik oraya. Oraya önerge vereceğiz, orada ilçelikleri açıklayacaklar. Orada diğer yerlerden ilçeler açıklanıyor, millet, vatandaş kucaklaşıyor, öpüşüyor son zaman son zaman ama Eskil’in ilçeliği yok.

Derken hepimiz çıktık, orası bitti. O zaman da Necati, dışarıda az yürüyor, geziliyor. Ağlamaya başladı. Tıksıra tıksıra ağlıyordu. Haydar Özalp vardı, milletvekili; oradan geldi “Necati niye ağlıyon len, derdin ne senin?” dedi.

“Efendim” dedi Necati, “Bizim Eskil’in ilçeliği vardı, yok açıklanmadı”

“Bak Necati” dedi milletvekili, “Ben Eskil’in ilçelik emri kağıdını çektim, bak cebime koydum. Al Necati dedi. 15 gün sonra senin ilçeliğin açıklanacak. Mahmut Öztürk, Eskil’in yanına üç daha katmış. Zaten iki oldu mu reddediliyordu, aynı yerden. O da ret olunsun kabulünden Eşmekaya, Sultanhanı ve Yeşilova’yı da katmış Eskil’in yanına.

Ondan sonra orada neşelendik, kucaklaştık. 15 gün sonra Allah’a şükür ilçeliğimiz açıklandı, ben koruma başkanıyım. Millet artık, Eskil’e toplanmaya başlıyor. (Bu hikayenin bir kısmı Yotube’de Tuz Gölü TV’de yayınlanmıştır)

Daha sonra Necati başkan bana kırıldı. Şerafettin’gil bize akraba olur. İlk aday olduğunda ben dedim ki, “Bu adam iyi gidiyor, ben bir dönem daha Necati’yi destekleyecem, ondan sonra sizi desteklerim”

Dediğim gibi de yaptım, Necati’nin ikinci kazandığında da Necati’yi kazandırdık, sonra da Şerafettin’i kazandırdık. O zaman bir toplantıda ben kürsüye çıkıp dedim ki, “Necati başkan çok şey yaptı ama artık yoruldu. Bu dönem Şerafettin’i denemek istiyoruz”

Necati bu söze çok kırılmış ama ben doğrusunu söylemiştim.

SOHBETİN TAMAMI İÇİN YOUTUBE’DEN TUZ GÖLÜ TV’Yİ ZİYARET ETMEYİ UNUTMAYIN.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN