Hudut Belirlenirken, Gazi Emmi Reisliği Abisine Devretti

13.09.2018 - 9:08 | Son Güncelleme: 03.10.2018 19:10 |
Yorum Yap
Bu haftaki “Geçmişle Sohbet” köşesi konuğumuz, Eskil'in Sülüklü Yaylası'nda ikamet eden Abidin Karakulah ve eşi Ferid yenge oldu. Eskil'in geçmiş tarihi ve geçmiş dönemdeki insan ilişkileri üzerine gerçekleşen bu hoş sohbeti, siz değerli Tuz Gölü Gazetesi okurlarıyla paylaşıyoruz.
Hudut Belirlenirken, Gazi Emmi Reisliği Abisine Devretti

Bu haftaki “Geçmişle Sohbet” köşesi konuğumuz, Eskil'in Sülüklü Yaylası'nda ikamet eden Abidin Karakulah ve eşi Feride yenge oldu. Eskil'in geçmiş tarihi ve geçmiş dönemdeki insan ilişkileri üzerine gerçekleşen bu hoş sohbeti, siz değerli Tuz Gölü Gazetesi okurlarıyla paylaşıyoruz.
Abidin emmi, öncelikle seni tanıyalım. Okurlarımız için kendini tanıtır mısın?
Adım Abidin Karakulah, 1943 yılının Ağustos ayı doğumluyum fakat nüfusta 1944 yazılı nüfusta. Eskiden babalar, oğullarını çok küçük yaşta askere gitmesin diye bir yaş geç yazdırırmış, bundan dolayı bir yıl geç yazılı kafa kâğıdında. Eskil'deydik uzun yıllar boyunca, sonra Eskil'den göç edip buraya geldik. Babamız bize kötü yollara sevk etmedi, bir zaman koyun güttük, kuzu güttük, aylıkçı durduk. Atla çift sürdüm, öküzle çit sürdüm; ömrümüz böyle zorluklarla geldi geçti ama o günlerimiz bu günden çok iyiydi. Şimdi yediğimiz ekmek hormonlu. O zaman hormonu kimse bilmezdi ki. Eskiden tarlada, ot falan bittiğinde gider elimizle çekerdik, ilaç falan kullanmazdık. O zaman şimdi ki at, eşek içerde kapalı değildi kuzum. Çiftçi sürüp geldi, yabana salardı, yayılır gelirdi. 
Hatırladığın en eski anı hangisi Abidin Emmi?
1946 yılı, ben üç yaşlarındaydım. Kış aylarında o zaman biz Eskil'e göçermişiz. Halil Hoca'nın Cami'nin yanında bir ev var hala durur, ona Cırığın ev derlerdi. O evin arkasında bir direk var, bizim ev o direğin oradaydı. Hatta Cırığın evin orada da deden Kara Mustafa kalırdı. Neyse o sene 1946'da Eskil'e cambaz gelmişti, bu tellerin üzerinde oynayan var ya. Cambaz, şimdiki parkın olduğu yerde oynamış, o zaman orası belediyenin yeriydi. Hatırladığım en eski anı bu. 
Eskil kurulum olarak çok geniş bir araziye sahip. Karatepe mevkiini Amarat'tan Halis Ağa'nın kaynatası Şişman Ağa bağışlamış, Göktemeği bölgesini de Eskil'in eski belediye başkanlarından Mecit Mutlu sayesinde almışız. O dönem Eskil'de neler yaşandı. Bunun hikayelerini Ayakkabıcı Necip Emmiyle, Taş Mahmut Emmi anlattı ama birde senden dinleyelim Abidin Emmi. Göktemek alındıktan sonra mesela Eskil'de yapılan arsa dağılımı nasıl oldu?
O iki kişide bizden bir gömlek fazla eskitti. Mahmut'ta, Gözelin Ali'de 80'ni aştılar; onlar bizden elbette biraz daha fazla biliyordur o dönemleri. Ben 76'ya doğru gidiyoruz daha. O yüzden o dönemleri biz daha çok duyum olarak biliyoruz. Göktemek denen yer, Çemreğin Yayla olarak denilen yermiş, bir ören yeriymiş. Mecit Mutlu, o zaman Obruğun olsun çevredeki yerlerin muhtarlarını gezmiş, “burası Eskil'in olsun ama sizde koyunlarınızı yayın” diyerek kandırmış, o zaman öyle demişlerdi. O dönemin muhtarları da, Göktemek Eskil'in diye imza vermiş. 1951'de, Göktemek alındıktan sonra babamgile dağıldı oranın tarlaları. Daha sonra 1958'de bir dağıtım daha yapıldı. 1967'de tekrar bir dağıtım daha yapıldı, o zaman reis kör Gazi'ymiş; Mecit Mutlu'nun kardeşi. Toprak komisyonu başkanı gelmiş o dönem, sınırların tam net belli olması için. Benim anlatanlardan duyduğuma göre, Kör Gazi Mecit Mutlu'ya demiş ki, “Abi ben fazla sınırları bilmiyorum, sen benim yerime geç” demiş. Mecit Mutlu öne geçince Obruk'un muhtarları “asıl duruyor da niye bu konuşuyor” demişler. Komisyon Müdürü, Kör Gazi'ye “sen konuş” demiş. Kör Gazi'de “ben abime görev verdim” demiş. Komisyon müdürü de “o zaman burada bir zabit tutun, reis Mecit Mutlu olsun, iki de ağaza seçin, mührü orada teslim et” demiş. Bizimkiler “tamam” deyip, reisi Mecit Mutlu yapmışlar. Bu sefer biraz önce önden yürüyen Mecit Mutlu arkaya geçmiş. Valiler demiş ki “sen niye geriden geliyorsun” demiş.o zaman komisyonda Niğde'nin ve Konya'nın valileri de varmış. Tabii o zaman biz Niğde'ye bağlıyız. Mecit Mutlu'da “ben bu zamana kadar sizin gibi kaç tane valiyi burada gezdirdim, sizinle işim yok” deyip, arabaya binip Aksaray'a gitmiş. Oradan da Ankara'ya mı gitti, nereye gitti bilmiyorum ama bizim sınırları perçinleyip gelmiş. Sonra da sınırları tam belirledikten sonra tekrar kardeşine belediye başkanlığını devretmiş. 
Benim gittiğim kişilere sorduğumda Mecit Mutlu için hep çok zeki ve sınırları çok iyi bilen birisi der, gerçekten de o dönem çok önemli rol almış. 
Mecit Mutlu çok zeki bir insanmış gerçekten de. Yol yordam bilirmiş, Aksaray'da da gücü varmış. 

Gazi Emmi, abisinin gölgesinde kalmış o dönem anlattığınıza göre bu tür şeylerde; neden reisliği abisinin yapmasını sağlamadı ki?
Kör Gazi'nin reislikte falan gözü yoktu. Bana birinde demişti ki, “Ulan Abidin, ben Konya'ya gidecektim, Konya'da motor üzerine dükkân açacaktım, abim 'gel memleket elden gidiyor' dedi öylelikle biz burada kaldık.” 
Halis Ağa zamanlarını hatırlıyor musun sen?
Benim evlenme kâğıdıma imzayı Halis Ağa atmıştı.  1960 darbesinde Kel Reis'in elinden alıp Halis Ağaya vermişlerdi reisliği, bende o zaman evlenmiştim. O zaman bayağı yaşlıydı Halis Ağa, hatta ben izin nameyi çıkardığımda kâğıtları imzalatmak için o sizin evin oradaki konağına gitmiştim. 
O dönem reislik seçimleri nasıl geçerdi? Taş Mahmut Emmi, seçimlerin nahiye müdürü tarafından, şunu seçenler buraya, bunu seçenler oraya diye yapıldığını anlatmıştı. 
Birisi hastalandığında ya da başka bir şey olduğunda nahiye müdürü gelir milleti toplar, açıktan seçim yaptırırdı. Hangi dönemdi bilmiyorum ama birinde reis seçileceğinde, o şimdiki parkın olduğu yerde –o zaman belediye vardı- milleti toplamışlar. Cafer'le Mecit Ağanın seçimi olmuş. “Mecit ağayı isteyen avlunun içinde kalsın, istemeyen dışarı çıksın” demiş nahiye müdürü, Mecit ağanın yanında Mahmut'un emmisi varmış, gıyılı derlerdi, esas adı Mehmet'ti, o kalmış.  Mehmet Emmi, “nesine atlayacağım, zaten bir kendisi bir ben kaldım” demiş. 
Yukarıda da dedim, Mecit emmi çok akıllı adammış, hududu iyi bilirmiş, Eskil'e çok fayda sağlamış falan ama neden yanında sadece bir kişi kalmış. Böyle çalışan adamı niye desteklememiş millet?
Tam bilmiyorum ama duyduğuma göre dışarıda Eskil'i iyi savunmuş büyütmüş ama içeri yi biraz boşadermiş. 
Abidin Emmi, biz haftalardır bu sohbeti yapıyoruz. İlk Yahya Hoca'yla yaptık, sonra Ayakkabıcı Necip Emmiyle yaptık, sonra sırasıyla senin eski komşu Kamil Kuş emmiyle, Zeki Satıcı'yla (Marangoz Zeki Usta), Taş Mahmut Emmiyle, Gözelin Ali'yle, Savran Emmiyle bu sohbetleri gerçekleştirdik. Benim bu sohbetlerdeki başlı amaçlarımdan birisi de eskinin insan ilişkileri ve toplumun durumunu öğrenmek. Eski'den Eskil'de insanların birbiriyle, büyüğün küçükle, küçüğün büyükle ilişkisi nasıldı? 
Bak sen şuraya mindere geldin oturdun, en yakınımdaki insanlar dâhil gelip de şu mindere gelip oturan olmuyor. Hatır yok, gönül yok. Ben buradan sabah kalktığımda, bir yere gideceğimde onun yanına varmadan gitmezdim; bir iş yapacağımda gider babamdan izin alırdım ama artık bunların hiçbirisi kalmadı. Babamın düğünler parası olmazdı mesela, herkesten para toplar, gider düğüne, damada para takardı. Şimdi orada bir şey yok. Eğer çok tanıdığı birisiyse öyle para veriyor artık. Eskiden bayanlar oturur, iyi havalarda sokakta iş görürlerdi. O an sokaktan 15 yaşında erkek çocuğu bile geçse ayağa kalkar, başını eğer, eli önünde bağlı dururdu. O dönem nasıl zevkli olmasın. Biz mesela büyüğümüz olduğunda ona saygı gösterirdik, küçüğümüzde bize saygı gösterirdi. Şimdi ben yolda kalsam, yolda beni arabasına bilen alıyor, adam tanımıyorsa arabasına bile almıyor. 
Abidin Emmi, bu güzel sohbetten dolayı teşekkür ediyorum. Allah sana hayırlı uzun ömürler versin. 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN

Memiş DİŞİKİTLİ 17 Ekim 2018

Harika Kardeşim Tuz gölü Gazetesini Tebrik ediyorum...Geçmişimizi bizlere aktarıyor...

CEVAPLA

0 0

Gurbetçi 17 Eylül 2018

Güzel olmuş elinize sağlık sohbet kervanına eskikışla yaylasından muzaffer hoca (kemança) yı da katılım yapmanızı istiyorum yaş olarak 80 i devirmiş biri ayrıca göktemek bölgesinde yıllarca tarım yapmış biri olarak sorularınıza cevap olabilecek şeyler duyacaksınızdır

CEVAPLA

0 0

Collu 14 Eylül 2018

Çok güzel bir sohbet olmuş. Bu sohbet kervanına bozcamahmuttan hatip hoca oğlu Ali Bozdağ ında katilini saglamanizi istiyorum. Eski emekli özel idare müdürü Mustafa Bozdağ in babası.

CEVAPLA

0 0

umut 14 Eylül 2018

eline saglik cok guzel bir calisma

CEVAPLA

0 0